• MF-4

    Uçak ve Uzay Bilimleri F.


Merhaba ben Yiğit. İTÜ Uzay Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisiyim. Tercih sürecine hazırlanırken son aylarda uzay mühendisliğinin ne olduğunu merak etmeye başladım. Ne olduğunu bilmiyordum başta astronomi ile ilgili bir şey zannediyordum. Sonradan bir çeşit makine mühendisliğinin hava ve uzay araçlarını tasarlayan özelleşmiş hali olduğunu anladıktan sonra zaten kendim de ilgili olduğum bir alan olduğu için tercih etmeye karar verdim. Açıkçası ailem bana en büyük desteği verdi. Babam çok arkamda durdu özellikle İTÜ’yü tercih etmem gerektiğini tavsiye etti. Rehber öğretmenim bizim bölüm hakkında bilgili bir öğretmenimiz değildi. Ve beni gitmemem konusunda birazcık düşündürdü. Sonra ben bu sektörde çalışanlardan bizim bölümden mezun olanlardan konuştuktan sonra eğitim olanaklarını araştırdıktan sonra buraya gelmeye karar verdim. Başka özellikle istediğim bir bölüm vardı, denizcilik. Çünkü kendimi öyle bir meslek yapıyor olsaydım daha rahat hissederdim diye düşündüm. Ancak göz problemim nedeniyle gidemedim mülakatlardan dolayı. Ve diğer ilgili olduğum bir alanı, uzay mühendisliğini tercih ettim.
Uzay mühendisliği demek, havada ve uzayda hareket eden her türlü aracın mekanik ve sistem tasarımını yapan özel bir makine mühendisi demektir. Yani nelerle uğraşırız biz, bu sistemlerin, nedir bu araştır sistemleri, etki sistemleri, aero dinamik olsun yapısal ve kontrol sistemleri. Bu tip konular. Ayrıca avionik dediğimiz havacılık elektroniğine kayma şansımız var. Robotik gibi yine çalıştığımız alanlar var mesela hakan altınay ünlü bir mezunumuzdur ve Türkiye’nin ilk sanayi robotonu yapmış bir insandır ve bu alanda saygı duyulan bir insandır.
Uzay mühendislerinin on sene öncesine baktığımızda kendi alanlarında iş bulamadıklarını görüyoruz. Ancak şu anda sektörün patlama noktasında olduğunu görüyorum ve bunun geri gitme şansı yok. Açıkçası ve Türkiye de uzay mühendisi yetiştiren tek bir okul var o da İTÜ. Şu an Türksat ile yaptığımız bir anlaşma gereği Türksat 5a ‘nın öncüsü olan Türksat 3usat’ı yapıyoruz. Ayrıca İTÜ nanosat projesi var. Türkiye’nin en donanımlı uydu laboratuarları bizim fakültemizde. Uzay mühendisleri spesifik olarak kendi alanlarında yüksek çalışma imkanına sahip. Özellikle İstanbul’da hava yollarında olsun, Ankara’da savunma sanayinde olsun, Aselsan, TAİ, Roketsan gibi şirketlerde ve benim hedefim de etki sistemleri dolayısıyla Roketsan diyebiliriz.
Lise yaşantısı çok düzenli bir yaşantı. Yani sabah erkenden kalkıp üniformayı giyip okula gittiğimiz, devamlı aynı derslere aynı öğrencilerle girdiğimiz bir yaşnatı. Ancak üniversitede öyle değil. Üniversitedeki öğrenci hayatı daha çok kendi yanınızdaki arkadaşlarınızı kulüplerinizle daha farklı olanaklarla tanıyorsunuz çünkü her derste farklı arkadaşlar tanıma fırsatınız var. Devamlı aynı kişilerle aynı dersleri almıyorsunuz. Bizim fakültemize bakacak olursak, fakültemizin yüz kişiyi aşan sınıfları var. Ve yeni yapılmış yeni sınıflar. Bu konuda hiçbir zorluk çekmiyoruz açıkçası, olanaklarımız da çok iyi. Ben kendim tenis kulübü üyesiyim aynı zamanda, spor olanaklarımız çok iyi, çok uygun fiyatlara açıkçası İTÜ mensuplarına, dışarıdan gelirseniz vereceğiniz fiyatın onda biri fiyatına olanaklardan faydalanıyorsunuz.
Tercih sürecinde ilk önce popülerliğe bakmasınlar diyorum ve kesinlikle kendi sevdikleri alanlara yönelsinler diyorum. Yani mutlaka yollarını bulurlar. Benim birçok arkadaşım var sırf puanları yettiği için aslında kendisiyle hiç alakası olmayan bölümler seçip pişman olan arkadaşlarım var. Ben bunları yaşamasınlar istiyorum. Yani geldikten sonra geldikten sonra ÖSS’den aldığınız puan unutuluyor, gidiyor. Ancak sizin burada kalıcı olan bir şey varsa o da sizin para kazanacağınız emek harcayacağınız sizin bölümünüz. Onun da size uygun olması gerekir. O yüzden sevdikleri bölümleri tercih etsinler diyorum.
1