KURUMA AİT FARKLI VİDEOLARIN FARKLI KİŞİLER TARAFINDAN İZLENME SAYISI 514.015

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Embed
  • TM-1

    4 Yıl

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi


Engin Sorhun. İngilizce Ekonomi Bölümü başkanıyım. Yardımcı doçentim. Ben üniversite tercihinde bulunan, bulunacak ve ekonomi bölümünü veya ekonomi bazlı bölümleri tercih edecek arkadaşlara naçizane bir kaç tavsiyede bulunacağım. Birtakım yanlış anlamalar var. Tabiki, iktisat ve ekonomi bölümleri var. Bu bir kafa karışıklığına yol açıyor. Aslında bakarsanız ikide aynı şeydir. Yalnız tabi biraz detayda ufak tefek bir farklılık vardır. Ekonomi bölümleri daha ziyade sayısala yakın bölümlerdir. İktisat bölümleri ise sözel bölümlerdir daha ağırlıklı olarak. Böyle bir sınıflandırma genel olarak yapılamaz ama çoğunluk itibariyle müfredata baktığımız zaman bunu göreceğiz. Peki neden sayısal bölümlere ihtiyaç duyuluyor, neden ekonomi sayısal bölümler? Çünkü, özellikle son on, on beş senede Türkiye dünyaya entegre oldu. Küresel sisteme entegre oldu. Çok yoğun bir ekonomi mezunlarının yer alacağı işlerde çok yoğun verileri işlemek ,organize etmek gerekiyor. Bunun içinde bir takım yazılımları bilmek, birtakım sayısal işlemleri yapabilmek gerekiyor. Dolayısıyla ben bu bölümleri tercih edecek olan arkadaşlara, özellikle ders müfredatlarına bakarak Matematik, İstatistik, Ekonometri gibi derslerin olmasına dikkat etmelerini, varsa o bölümleri seçmesini tavsiye ediyorum. İkinci olarak dikkat edilmesi gereken nokta ise şu, her şeyin bir dili var . Aşkın dili Fransızca'dır. Ekonominin de dili İngilizce. Ben o yüzden Ekonomi bölümünü, Ekonomi bazlı bölümleri seçecek olan arkadaşlara eğitim dili İngilizce olan Ekonomi programlarını seçmelerini tavsiye ediyorum. Üçüncü olarak da tavsiyem şu, tabi Ekonomi Bölümü'nün iş imkanları büyük şehirlerde daha fazla. Finans kesimi veya Kamu kuruluşlarına baktığımız zaman, büyük şehirlerde bu iş imkanlarının daha fazla olduğunu görüyorum. Henüz mezun olmadan önce o iş imkanları veya o iş dünyasıyla, devlet kurumlarıyla dirsek temasında olabilmesi için, ben büyük şehirlerde olan üniversitelerin Ekonomi bölümlerini tercih etmesinin kendilerine gelecekte avantaj sağlayacağını düşünüyorum. Tavsiyemde bu yönde olacaktır. Bizim Ekonomi bölümümüz , 29 Mayıs Ekonomi Bölümünün önemli bir farklılığı var. Az önce zikrettiğim, vurgu yaptığım üç tane avantajı bir arada yaşıyor. Bizim bölümümüz İngilizce bir bölüm. Çok sağlam, sıkı bir İngilizce hazırlıktan sonra genç arkadaşlarımız, birinci ve ikinci sınıfta teorik bir eğitim alıyorlar. Üçüncü ve dördüncü sınıfta ise kendi yeteneklerine göre uzmanlaşıyorlar. Finansta uzmanlaşanlar var veya Kamu'nun Ekonomi Bölümünde uzmanlaşanlar var. Bu uzmanlaşma neticesinde, tabiki bu uzmanlaşma onların yetenekleri ve isteklerine göre, amaç ve hedeflerine göre oluşuyor. Tabi bizim iki yıllık teorik ve iki yıllık uzmanlaşma eğitiminin ardından biz, üçüncü sınıftan itibaren de bizim bir AGEP(Akademik Gelişim Programı) programımız var. Bu programdan ben kısaca size bahsedeyim. Ders dışında her hangi bir şey öğrenmek isteyen, herhangi bir konuda eğitim almak isteyen genç arkadaşlarımız AGEP bünyesinde programlara başvurarak veya üniversitemizden açılmasını istediği bir AGEP programını talep ederek o eğitimleri alabiliyor. Örneğin, bir grup öğrenci biz Antik Yunanca öğrenmek istiyoruz dediği zaman, üniversite ücretsiz olarak o öğrencilerimize Antik Yunanca dersi aldırabilir veya Gitar öğrenmek istiyorum dediği zaman bunu yapabilir. Tabi biz ekonomi bölümü öğrencilerini dikkate aldığımız zaman, biz bu AGEP programlarını şu şekilde işleteceğiz; dünya artık ,özellikle Türkiye şuna doğru gidiyor, hangi üniversitede olursanız olun, hangi bölümden mezun olursanız olun bir işe gireceğiniz zaman, bir adım atacağınız zaman kariyere mutlaka belirli sınavlardan, belirli sertifikasyonlara sahip olmanız gerekiyor. Belirli sınavları geçmeniz gerekiyor. Misal vermek gerekirse, örneğin tıp fakültesini bitirmek doktor olmak için yeterli değildir. TUS(Tıpta Uzmanlık Sınavı) diye bir sınava girmeniz gerekiyor. Ekonomi ve diğer bölümlerde de bu aynı şekilde işliyor. Ekonomide de örneğin, işte bir finans kesimine, bir bankacılık sektörüne yönelmek, orada kariyerini sürdürmek isteyen arkadaşlarımız varsa, genç arkadaşlarımız var ise SPK Sınavlarına girip , SPK 1, SPK 2, SPK 3 lisanslarını almaları gerekiyor. Bizim sunduğumuz akademik gelişim kapsamında sunduğumuz öğrencilerimize şöyle bir avantaj var. Son sınıfa gelen öğrencilerimiz SPK Lisans eğitimlerini üniversite çatısı altında ücretsiz olarak aldırıyoruz ve o sınavlara daha diplomasını almadan veya almasına yakın o sınavlara girecek. Buda şöyle bir avantaj sağlayacak, zaten eğitim dili İngilizce olan bir kurumda olduğu için kimseye İngilizce'sini ispat etmek zorunda değil. Zaten gerçekten dört dörtlük, çok güzel bir İngilizceyle buradan mezun oluyorlar. Diğer akranları dil bilmeyen veya eğitim dili İngilizce bir dil olan bölümlerden mezun olanlar, bir sene, iki sene içinde İngiilizceyi ayırırken, bizim öğrencilerimiz İngilizce bilerek mezun oldukları için böyle bir zaman kaybı yaşamıyorlar. İkinci olarak bir takım sınavlara hazırlanması gerekiyor öğrencilerin, mezun olduktan sonra. Bir sene, iki senelik bir kayıpları oluyor. Fakat bizim öğrencilerimiz o sınavlara hazırlık eğitimini de son sene ve bizim bünyemizde ücretsiz olarak alıyorlar. Buda onlara mezun olduktan sonra, hemen mezun olmasının ertesi günü direkt iş arama imkanı sağlıyor. Üçüncü bir avantajımız daha var. Biz bilgisayar laboratuvarını ve bizim borsa finans laboratuvarımız var. Bu laboratuvar da öğrenciler derste gördükleri teorik bilgiyi burada uygulama imkanına sahip oluyorlar. Öğrenci burada sanal simülasyon ortamında hisse senedi alabiliyor, tahvil alabiliyor, döviz alabiliyor, satabiliyor ve kendi yatırım performansını izleyebiliyor. Hocalarımızda takip ediyorlar. Birtakım yazılımlar var özellikle küresel oyuncuların büyük bankaların, büyük kuruluşların yoğunlukla kullandığı yazılım programlarını daha mezun olmadan buradan öğrenmiş, test etmiş oluyorlar. Gerçekten pahalı yazılımlar. Üniversitemiz öğrencilerimize bu imkanı sağlıyor. Dördüncü bir avantaj, az önce bahsettiğim AGEP kapsamında İngilizce dışında ikinci bir yabancı dil öğrenme hevesi varsa bunu da öğrenebiliyor. Örneğin, bir öğrencimiz şöyle düşünebilir, artık dünyada ekonominin lideri Çin olmaya başladı. Ben Çin'ce öğrenmek istiyorum. Hatta Çin'e gidip orada staj yapmak istiyorum. Biz üçüncü ve dördüncü sınıfta öğrencilerimize AGEP kapsamında Çin'ce öğrenmesini tavsiye ediyoruz ve bunun altyapısını da kendisine hazırlıyoruz. Arapça öğrenmek istedi. Dubai de çalışmak isteyen bir öğrencimiz olabilir. Bunun imkanını da kendisine sağlıyoruz. Burada tamamen öğrencilerimizin yetenekleri önemli, istekleri, arzuları önemli. Yoksa burası tam manasıyla vakıf üniversitesi. Vakfımızda gerçekten öğrencilerimizin öğrenme kapasitesini arttırmak için her türlü alt yapıyı ve desteği bir çoğu ücretsiz olmak üzere sağlamaktadır. Akademik kadro bizim çok gurur duyduğumuz, çok değerli arkadaşlarımızı biz bünyemize kattık. Tabi bu akademik kadromuzun iki tane özelliği var. Akademik kadroyu oluştururken iki özelliğe çok dikkat ediyoruz. Birincisi özellikle master ve doktoralarını Amerika, İngiltere veya Amerika, Avrupa veya dünyanın çok önde gelen üniversitelerinden almış olmaları yurt dışında da ders verme deneyimi ve akademik çalışmalarında bulunmuş olmak vasıflarını bilhassa biz talep ediyoruz. Bizim akademisyenlerimiz iki gruba ayrılıyor. Birisi akademik arka planı olan meslekteşlarımız. Bunlar dünyanın çok önemli üniversitelerinden mezun olmuş, master, doktora gibi akademik çalışmalar yapmış, oralarda kendilerini çalışarak hocalarına ispat etmiş genç arkadaşlarımız, diğer taraftanda devletimizin güzide kurumlarında ekonomi yönetiminde söz sahibi olmuş, örneğin merkez bankası, sermaye piyasası kurulu, merkezi kayıt kurulu gibi çok önemli güzide kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapmış, aynı zamanda akademik çalışmaları da olan hocalarımız var. Bu iki grubu veya özel sektör deneyimi olan, aynı zamanda akademik çalışmaları olan hocalarımızı biz bünyemize dahil ettik ve dahil etmeye de devam ediyoruz. Bundan maksat şu, tabiki dünya artık teoriden ziyade daha uygulamalı bir eğitim modeline doğru gidiyor. Bunu tercih ediyor. Zaten piyasalarda bunu tercih ediyor. Bizim öğrencilerimiz burada hem teori hem akademik zenginlik kazanırken aynı zamanda ilerde kariyerlerine devam etmek istedikleri kuruluşlarla alakalı, daha evvel bu kuruluşlarda yöneticilik yapmış olan hocalardan bilgi sahibi oluyorlar. Onların deneyimlerini paylaşıyorlar. Bir başka hususta tabiki biz buraya Ekonomi Sohbetleri adı altında öğrencilerimize bir takım sohbetler düzenliyoruz. Konferanslar, seminerler düzenliyoruz. Burada da sektörün kendi alanında en uzman akademisyenler veya sektör temsilcileri, uzmanlar gelerek kendi tecrübelerini öğrencilerle paylaşıyorlar. Buda öğrencilerin zenginleşmesi ve iş dünyasıyla erkenden temas etmesi noktasında büyük avantaj sağlıyor. DAHA FAZLASINI GÖRÜNTÜLE