KURUMA AİT FARKLI VİDEOLARIN FARKLI KİŞİLER TARAFINDAN İZLENME SAYISI 548.228

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Embed
Merhaba arkadaşlar benim adım Tahsin Görgün. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü başkanıyım. Bu bölümde ne yapılır size kısaca bunu anlatmak isterim. Tabi bizim işimiz felsefe. Felsefe denildiğinde genelde düşünce kastedilir. Ama düşünce denilince akla çok soyut bir şey getirmemek lazım. Aslında her şey felsefenin konusudur. İnsanların gündelik hayatı, birbirleriyle ilişkileri, insanların kurumlarla ilişkileri, kurumların varlığı, anlamı, daha doğrusu insanın karşı karşıya kaldığı her şey felsefenin konusudur. Her şeyin felsefenin konusu olmasından dolayı bir anlamda felsefenin ne olduğunu tanımlamakta zorlaşır. Fakat şunu ifade etmek isterim; felsefeyle karşı karşıya kalmış olan, felsefeyle tanışmış olan insanlar aslında çok daha farklı bir boyutta hayatlarını yaşamaya devam ederler. Her konu onları ilgilendirir ve aslında ilgilendikleri her konuya kendi bakışları çerçevesinde, felsefeyle ilgili oranda bir değer katarlar. Felsefe bölümümüzün bazı özellikleri var, onu burada kısaca ifade etmekte fayda olacağına inanıyorum. Biz aslında düşünceyi sadece batı dünyasında olup bitmiş bir hadise olarak görmüyoruz. Biz aslında aynı zamanda Türkiye’de, bütün bir İslam dünyasında geçmişte ortaya çıkarılmış olan, geliştirilmiş olan bütün düşünceyi araştırmak gerektiğini, tartışmak gerektiğini düşünüyoruz. Ama aynı zamanda Amerika’da, Avrupa’da, İngiltere’de, Fransızca, İngilizce, Arapça gerçekleşmiş olan, Latince gerçekleşmiş olan düşünceyi, Grekçe ifade edilmiş olan düşünceyi de dikkate alıyoruz. Bu ne demek? Aslında biz burada insanlığın bütün birikimini bir anlamda değerlendirerek bu değerlendirme üzerinden öğrencilerimizi insanların şuanda karşı karşıya kaldığı sorunları anlamlı bir şekilde kavramaya ve çözmeye hazırlıyoruz. Çok çeşitli derslerimiz var. Derslerimizin yapılması söz konusu olduğunda bizim öğrencilerimiz bir taraftan anlamayı, aynı zamanda anlatmayı, bu anlatma söz konusu olduğunda yazılı ve sözlü şekilde anlatmayı öğreniyorlar ve mezun olurken de yazılı olarak özellikle anlatma konusunda ne gibi beceriler kazandıklarını bir bitirme teziyle gösteriyorlar. Hakikaten de şimdiye kadar ki mezunlarımızın bizi en çok memnun eden tarafı hazırladıkları bitirme tezleridir. Şunu da ifade etmek isterim; peki felsefe mezunları ne iş yapar ?Böyle karşımıza çıkan sorulardan birisi. Aslında felsefe mezunları kendilerini çok iyi geliştirirler, geliştirmiş olarak mezun olurlar. Mezun oldukları için de çok çeşitli alanlarda öğretmenlik gibi, aynı zamanda çok çeşitli alanlarda metin yazarlığı gibi, bunun yanında dizilere danışmanlık, gazetelerde köşe yazarlığı, aynı zamanda eleştirmenlik gibi çok çeşitli alanlarda çalışırlar. Ama aynı zamanda şunu da ifade edeyim. Kendileri yaşadıkları hayatı, katıldıkları ortamları daha üst bir bakış açısından yaşama ve değerlendirme imkanına sahip oldukları için her zaman her yerde arzu edilir insanlar haline gelirler. Son bir şey daha belki söylemek lazım; bizim özellikle bölümümüz öğrencilerimizi akademik hayata hazırlıyor. Yani mezun olduktan sonra çok rahat bir şekilde yüksek lisans ve doktora programlarına katılabilirsiniz. Bunun için hem yunanca gibi, Latince gibi, isteyenler için Arapça, Farsça gibi dilleri öğrenmiş olarak mezun olursunuz. Böyle olunca da zaten bu dillerin sahip olduğu imkanları, tabi isteyenler aynı zamanda Fransızca, almanca gibi dersleri de öğrenebilirler. Derslerimizin zaten üçte biri İngilizce olduğu için İngilizceyi öğrenmiş olacaksınız. Bunu dikkate aldığımızda aslında hem kendinizi geliştirmek hem de Türkiye’deki akademik hayatı geliştirmek için temel bir altyapıya sahip olarak mezun olmuş olacaksınız. Zaten üniversite de insana kendi kendisini geliştirme konusunda bir imkan sunar. Meslek aslında becerikli insanın kendi kendisine yaratacağı imkanlarla alakalıdır. Her bölüm mezunu (diğer bölümlerde de bunu açıkça görebilirsiniz ) kendi mezun olduğu alanda çalışmıyor zaten. Ama bu yönden baktığımızda felsefe mezunlarının iş imkanları aslında diğer bölümlerden belki çok çok fazla. Ama felsefeyi ciddiye alıp, onu ciddiyetle öğrenip felsefi olarak hadiselere bakmayı bir vasıf, özellik haline getiren bu niteliği kazanmış insanlar için bunu söylemek lazım. 29 Mayıs Üniversitesinde Felsefe bölümü çok sevilen bir bölüm. Hem diğer bölümler söz konusu olduğunda felsefe bölümünün hocaları hemen her bölümde ders verir. Ama aynı zamanda felsefe bölümü öğrencileri de çok çeşitli bölümlerden dersler alırlar. Çift ana dal imkanı her zaman için var. Mesela felsefe okuyan bir öğrenci çok rahat bir şekilde psikoloji çift ana dalı yapabilir. Ana dalı olarak psikolojiyi okuyabilir, öğrenebilir. Aynı şekilde Türk Dili Edebiyatını, tarihi, diğer bölümleri yani üniversitemizde bulunan bütün bölümleri çift ana dal, yan dal olarak okuyabilir. Biz özellikle öğrencilerimizin çok yönlü yetişmeleri için bunu teşvik de ediyoruz. Yani şunu söyleyebiliriz; felsefe bölümü öğrencileri ve felsefe bölümü diğer bölümlerle çok yakın ilişki faaliyetlerini yürütüyor. Hem diğer bölümlerden destek alıyor hem de diğer bölümleri destekliyor. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi şuanda Bağlarbaşı’nda faaliyetini yürütüyor. Bağlarbaşı’ndaki mekanımıza Bağlarbaşı Kampüsü diyoruz. Esas kampüsü Ümraniye’de devlet hastanesinin yakınında çok geniş bir arazi var. Orada inşaata hemen hemen başlandı. Ama o zamana kadar Bağlarbaşı’nda İslam araştırmaları merkezi olan bilinen İSAM’la (İslam Araştırmaları Merkezi) aynı binalarda faaliyetini yürütüyor. İSAM’ı (İslam Araştırmaları Merkezi) tanımayanlar için şu şekilde ifade edebilirim ki İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi) Türkiye’nin en seçkin kütüphanesidir. Özellikle sosyal bilimler alanında en seçkin kütüphanesi. İSAM kütüphanesine dünyanın dört bir tarafından araştırmacılar gelir. Ve burada çalışırlar. Aynı zamanda Türkiye’de de çok çeşitli gazetelerde yazı yazanlar, televizyonlarda çıkıp konuşma yapan akademisyenler ve entelektüeller İSAM’a (İslam Araştırmaları Merkezi) uğramadan bu faaliyetlerini yürütemezler. Yani İstanbul 29 Mayıs Üniversitesine gelmiş olan öğrenciler kampüste dolaşırken televizyondan ve ya medyadan tanıdıkları çok çeşitli isimlerle her an karşılaşabilirler. Böyle bir tarafı da var bizim üniversitemizin. Üniversitemizin tabi kendisinin de gelişmekte olan gayet güzel bir kütüphanesi var. Ama bu kütüphane daha gelişecek. Ama esas şuanda bizim üniversitemiz az önce belirttiğim gibi belki Türkiye’nin şuanda sosyal bilimler alanında en iyisi diyebileceğimiz İSAM’ın (İslam Araştırmaları Merkezi) kütüphanesini de kullanma imkanına sahip. Kendisini yetiştirirken hem Türkiye’nin geleceğini, hem de Türkiye’nin geleceği üzerinden insanlığın geleceğini şekillendirmek gibi fikir, düşünce, ideal aklınızdan geçiyorsa tabi bunun zorluğunun da farkında olarak kesinlikle İstanbul 29 Mayıs Üniversitesini tercih edin.DAHA FAZLASINI GÖRÜNTÜLE