KURUMA AİT FARKLI VİDEOLARIN FARKLI KİŞİLER TARAFINDAN İZLENME SAYISI 258.652

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Embed
Merhaba arkadaşlar. Sizlere güzel Kırgızistan’ın yeşil başkenti Bişkek’ten selamlar gönderiyorum. Ben Yrd. Doç. Dr. Zeki Severoğlu. Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde Öğretim Üyesi’yim. Aynı zamanda Biyoteknoloji ve Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi Başkanı olarak bulunmaktayım. Şimdi sizlere Kırgızistan’ın biyoçeşitliliği hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum. Kırgızistan’da bilinen 10242 çeşit böcek türü, 1500 omurgasız hayvan, 368 kuş türü, 101 protozoa (bir hücreli), 88 memeli tür ve 4 adet amfibi (iki yaşamlılar) bulunmaktadır. Tabi bunlar fauna (belirli bir bölgede yetişen hayvanlar) olarak geçiyor. Bunun yanında flora dediğimiz bitkiler de var. Kırgızistan’da 4000’in üzerinde teşhis edilmiş, bazı kaynaklara göre de 4500 tane olduğu söylenen bitki türü var. Bunların 200’ün üzerindeki endemik türü yani sadece Kırgızistan’da bulunan bitkilerden oluşuyor. Şimdi sizlere araştırma merkezimizden kısaca bahsetmek istiyorum. BİYAM’ın (Biyoteknoloji ve Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi) amacı nedir, yapmış olduğu çalışmalar nelerdir? Bunlardan bahsedelim. Biyoteknoloji ve Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi özellikle Kırgızistan’daki biyolojik rezervi araştırmak, bunların korunmasını sağlamak, sadece Kırgızistan’daki değil daha sonraki aşamalarda komşu ülkelerde de hatta Merkezi Asya’da bütün biyoçeşitliliği araştırmak, bu araştırmalar esnasında uluslarlarası işbirlikleriyle çeşitli projeler oluşturmak, bu projelerin neticesini hem Kırgızistan’a hem de bütün dünyayla paylaşmak amacı vardır.
Yapmış olduğumuz çalışmaların bazılarından bahsetmek istiyorum. Proje olarak yaptığımız ilk çalışma Kırgızistan’daki trafik kökenli kirlilikle ilgiliydi. İkinci projemiz Kırgızistan’daki balların gıda yönünden zenginlikleri. Üçüncü projemizse Kırgızistan’da dünyadaki tek doğal orman olarak bulunan ceviz ormanlarının seleksiyon yönünden incelenmesi, kalitelerinin belirlenmesi ve aynı zamanda bunların çoğaltılması projesiydi. Bunun haricinde çok önemli projelerimiz de var. Planladığımız ve üniversitemize sunmak üzere hazırladığımız projelerimiz var. Bunlara bir projeler serisi desek daha doğru olur. Özellikle Alarça Milli Parkı’nın biyolojik rezervi, bitki çeşitliliği vejetasyonuyla(bitki sosyolojisi) ilgili bir proje hazırladık. Bu projenin çıktılarına göre diğer bölgelerdeki çalışmalarımızı yapmaya devam edeceğiz. Kırgızistan’da yaklaşık 21 adet tabiat parkı ve milli park bulunmaktadır. Bunlardan birkaçını sıralayacak olursak; Beştaş, Beşaram, Sarıçelek, Kegeti gibi milli parklar ve tabiat parklarına sahip. Bunlar değişebilmektedir çünkü Kırgızistan bulunduğu yükseklik itibariyle çok farklı mikroiklimlere sahip. 7432 metredeki Zafer Tepesi’nin yüksekliğini düşünürsek aynı zamanda 300 metrelere kadar inen son derce verimli Fergana Vadisi’ni düşündüğümüzde bunların arasında son derece çeşitli biyoiklimler oluşmuş. Biz de BİYAM(Biyoteknoloji ve Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi) olarak buradaki tür çeşitliliğini, genetik çeşitliliği ve aynı zamanda ekolojik çeşitliliği araştırarak çalışmalar yapmaktayız. İşte bu 21 milli parkın hepsinin sırasıyla biyolojik rezervlerini tespit etmeye çalışacağız. Bunların haricinde kalan kısımlarda milli park statüsü taşıyabilecek özellikte olanlarında tespitini yaptıktan sonra Kırgız hükümetine bunların tabi park veyahut milli park olması yönünde raporlar hazırlayacağız.
Sizlere bazı uygulamalarımızdan da bahsetmek istiyorum. Kırgızistan’da dünyanın her yerinde olduğu gibi nesli tükenmekte olan bitki ve hayvanlar var. Nesli tükenmekte olan bitki ve hayvanların in-sitü ve ex-sitü koruması yani yerinde koruma ve dışarıda koruma dediğimiz koruma şekilleriyle korunmaları gerekiyor. Bizim amaçlarımızdan birisi de in-sitü koruma yani milli park, tabiat parkı gibi koruma alanlarının haricinde nesli tükenmekte olan canlıları alarak birimimizin bulunduğu daha önceden kurulmuş olan botanik bahçesinde özellikle nesli tükenmekte olan bitkilerin çoğaltılması maksadıyla 4 adet topraktan oluşan genetik havuzlar oluşturduk. Özellikle soğanlı ve rizomlu bitkilerin çoğaltılmasını burada yapıyoruz, çoğaltılma işleminden sonra doğal üreme bölgelerine dikerek çoğaltmaya, doğal hayatı korumaya çalışıyoruz. Bu maksatla yüksek lisans, lisans veyahut doktora düzeyinde çalışmalar yapmayı planladık. Projenin bir kısmında başarılı olduk diğer kısmında da üniversitenin Biyoloji Bölümü’nün yeni kurulmasından dolayı yeni doktora ve yüksek lisans öğrencileriyle çalışmaları devam ettirmeye çalışıyoruz. Bundan sonraki çalışmalarımızda bu tür korumaları uluslararası işbirliği yaparak uluslararası kuruluşlarla yapmayı planlamaktayız.
Bu çalışmaları yaparken gençlerden güç alıyoruz. Sizleri de üniversitemize özellikle Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’ne bekliyoruz.
DAHA FAZLASINI GÖRÜNTÜLE