KURUMA AİT FARKLI VİDEOLARIN FARKLI KİŞİLER TARAFINDAN İZLENME SAYISI 252.489

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Embed
  • MF-3

    6 Yıl

    Tıp Fakültesi


Merhaba arkadaşlar, benim adım Miraç Selcen Özkan. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Türkçe Tıp 4. Sınıf öğrencisiyim. Ve şimdi sizlere bölümümden bahsetmek istiyorum. Atatürk Üniversitesi 1957 yılında kurulmuş oldukça köklü bir üniversitedir. Tıp Fakültesi ise 1962 yılında Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Akademisi tarafından oluşturulan bir danışman kurulu tarafından kurulmuş ve geliştirilmesi için çalışmalar yapılmıştır. Bu üniversitede 1970 yılından itibaren yaklaşık 5000 hekim yetiştirilmiştir. Fakültemizin genel amacı, adını aldığı Mustafa Kemal Atatürk’ün de öğütlediği gibi ilim ve fennin ışığında yetenekli ve donanımlı doktorlar ve bilim insanları yetiştirmektir. Biz burada elde ettiğimiz birikimlerle ilerde hem uluslararası alanda ülkemizi yüceltmek hem de bir dünya vatandaşı olarak tıp sanatına evrensel katkılarda bulunmayı hedefliyoruz. Fakültemizde verilen dersler temel olarak; Temel Tıp Bilimleri, Cerrahi ve Dahili Tıp Bilimleri olmak üzere 3 ana başlık altında toplanmıştır. Tıp eğitimi, İngilizce tıp bölümünde hazırlık eğitimiyle beraber 7 yıla çıkıyor. Tıp eğitimi aldığınız 6 senenin ilk 3 senesini morfoloji ve temel amfiler kısmında geçiriyorsunuz. Bu yıllarda Anatomi, Fizyoloji, Patoloji gibi genel dersleri öğreniyorsunuz ve Anatomi Laboratuvarında elinizde kol ve bacak maketleriyle dolaşıyorsunuz. İlk defa Latince öğrenmekle birlikte kendinizi özel hissediyorsunuz ve aynı zamanda ilk defa bir kadavra görmenin heyecanını yaşıyorsunuz. Ayrıca Temel Tıp Bilimi gördüğünüz senelerde simüle hasta eğitimi dediğimiz eğitim metodu ile zor bir hasta ile uzlaşabilme veya hastaya kötü haber verebilme gibi temel becerileri ve iletişim yeteneklerini kazanmayı hedefliyorsunuz. 4,5,6. sınıflarda ise temel stajları alıyorsunuz. Her stajın sonunda bir sözlü ve bir yazılı sınava giriyor bu şekilde eğitiminizi tamamlıyorsunuz. Fakültemiz ve hastanemiz fiziki anlamda gerçekten kaliteli imkanlara sahiptir. Erzurum, Doğu Anadolu Bölgesi için tam bir hasta merkezi konumunda ve hastanemiz 1450 yatak kapasitesi ile Kars, Iğdır, Ağrı, Van gibi çevre illerden hastaların sevk edildiği bir merkez konumundadır. Aslında ben daha önce yalnızca kitaplarda okuyabileceğimi düşündüğüm kimi hastalıklarla ve genetik sendromlarla vizitler sırasında karşılaştığımı gördüğümde oldukça şaşırdım ve heyecanlandım. Çünkü ben bu okula başlarken aynı şeyler bana da söylenmişti ancak ben bu kadar çeşitli hasta potansiyelinin bulunduğunu düşünmemiştim. Bunun yanında hastanemizde organ nakli konusunda ülkemizdeki pek çok uygulama oldukça rutin ve kaliteli bir şekilde uygulanabiliyor. Farmakoloji bölümündeki hayvan laboratuvarımız pek çok farklı bölüme hizmet etmektedir. Ayrıca hastanemizin radyoloji bölümünde gerçekten üst düzey teknolojiler kullanılmaktadır. Aslında tıp okurken hiçbir zaman sokakta kalmayacaksınız diyebilirim. Çünkü her zaman sıkıldığınızda ve ihtiyacınız olduğunda gidebileceğiniz bir eviniz oluyor; acil servis. Burada, 1. sınıftan itibaren dilediğiniz zaman hastanedeki bütün imkanlardan yararlanabilir ve kendinizi istediğiniz yönde geliştirebilirsiniz.

Benim Tıp Fakültesi’ni seçmemdeki temel sebep hiç bir mesleğin doktorlukta olduğu kadar vicdani ve ruhsal olarak haz verebileceğini düşünmememdi. Ayrıca bu meslekte başarılı olabilmenin yalnızca kendi azmime ve yeteneklerime dayanabileceğime inandım. Şimdi görüyorum ki aslında bu fikirlerimde gerçekten haklıymışım. Gerçekten insanların en özel anlarına ve sıkıntılarına ortak olduğunuzda, onların sizlere güvendiğini gördüğünüzde doğru mesleği seçtiğinizi hissediyorsunuz. Ben aslında üniversite sınavından sonra farklı üniversitelerin Tıp Fakültelerini kazanabilmiştim. Ancak yine de Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni tercih ettim. Bu tercihi yapmamdaki en temel sebep Atatürk Üniversitesi’nin eski ve köklü bir kurum olmasıydı. Eğitim konusunda kimi yöntemleri kanıtlamış ve oturtmuş olduğunu düşündüm. Ayrıca kampüsü açısından oldukça eski ve güzel olduğunu düşündüğüm için Atatürk Üniversitesi’ni tercih ettim. Ben bu fakültede okurken mesleğine duyduğu tutkuyla ve ilgiyle bana ilham veren pek çok hocayla karşılaştım. Aslında bu konuda oldukça tatminkarım. Ancak hastanede faydalanmaktan en çok zevk aldığım şeylerden biri ameliyathanesidir. Ameliyathaneye Tıp Fakültesi öğrencisi olarak dilediğiniz zaman girebiliyorsunuz, ameliyatları gözlemleyip onlara katılabiliyorsunuz. Ayrıca bunun yanında Radyoloji ünitesindeki Anjiyografi Bölümü katılmaktan oldukça zevk aldığım kısımdı. Ben mezun olduktan sonra henüz tam karar vermemiş olsam da Plastik Rekonstrüktif Cerrahi, Göz Hastalıkları veya Kardiyoloji Bölümlerinden birini tercih etmeyi düşünüyorum. Bu bölümlerden herhangi birinde akademisyen olarak ileride farklı ülkelerde çalışmalar yapabilmeyi hedefliyorum. Eğer Tıp Fakültesi’ni seçmeyi düşünüyorsanız size birkaç öneride bulunabilirim. Öncelikle buraya geldiğinizde gerçekten ağır bir eğitim ve psikolojik yükle karşılaşacaksınız. Saatlerce notlar ve kitaplar okumanız gerekecektir. Bunlardan kimi zaman kendinizi kaçırmanız için sizlere bir uğraş edinmenizi öneriyorum. Biz fakültemizde çeşitli alanlarda çalışmalar yapıyoruz. Örneğin; bizim İbni Sina Sanat Topluluğu adında bir topluğumuz var ve Aritmi adında müzik kulübümüz var. Bunun yanında fakültemizde pek çok farklı grubun sanat, müzik, edebiyat, sinema, sosyal sorumluluk projeleri ve bilimsel alanlarda çalışmaları oluyor. Aslında bunlar sizin fakültede geçirdiğiniz zamanı nitelikli kılan şeylerdir ve bunları yapmadan asla mezun olmamanızı öneririm. Tıp Fakültesi yalnızca kitaplarla öğrenemeyeceğiniz bir alan, hastalar üzerinden edindiğiniz deneyimle eğitiminizi geliştiriyorsunuz. Bu nedenle sizlere sürekli aktif olmanızı ve öğrenmeyi talep etmenizi öneriyorum. DAHA FAZLASINI GÖRÜNTÜLE