• Slide 1

Mimarlık ve Tasarım FakültesiÖnceki Menüye Dön

Merhaba, ben Prof. Dr. Alper Çabuk. Şu anda Eskişehir Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda Mimarlık Bölümü öğretim üyesiyim. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi aslında 2011 yılında kurulmuş olmakla beraber, oldukça eski 4 farklı bölümden oluşuyor. Bölümlerimizin aslında temelde çok ortak oldukları yönlerden bir tanesi hepsinde bir stüdyo ve atölye kültürünün olması ve olabildiğince çok sektörle, sanayiyle iş birliği içerisinde birtakım çalışmalar yapma arayışları olmasıdır. Dolayısıyla aslında 4 bölüm 3 farklı birimden bir araya gelmiş olmakla beraber sonuç itibariyle birbirleriyle oldukça iyi şekilde kaynaşabildiler. Biz olabildiğince bölümlerimizde derslerimizi hem stüdyolarımızda, hem atölyelerimizde uygulamalı olarak yapmaya çalışıyoruz ve olabildiğince sektörle, sanayiyle iş birliği içerisinde projeler geliştirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda da fakültemizin içerisindeki bu kolektif olarak oluşmuş olan stüdyo ve atölye kültürünü son derece önemsiyoruz. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi geçtiğimiz yıl içerisinde yeni kurulan Eskişehir Teknik Üniversitesi'ne bağlandı. Bundan sonrasında da hem Eskişehir ismini hem Teknik Üniversite ismini bir avantaja çevirerek fakültemizi daha yukarılara çıkarmayı hedefliyoruz. Diğer taraftan sadece bir stüdyo ve atölye kültürünün dışında geçtiğimiz yıldan itibaren oluşturmaya çalıştığımız bir başka çalışma daha var, bir çaba içerisindeyiz. Bu da yaptığımız çalışmaları kent ve kentliye sunabilme arayışıdır. Aslında bizim fakültemizin çok uzun zamandır kurulduğu zamandan bu yana, hatta öncesinde biraz önce bahsettiğim yapılanmalar içerisinde yer alan bölümlerimizin bu sergileme; kentle ve kentliyle bir arada olma ve yaptıkları çalışmaları kent ve kentliye sunma; kent ve kentliden geri gelen beslemeler doğrultusunda çalışmalarını daha nitelikli hale getirme arayışı zaten vardı. Bu yeni kurulan üniversitemiz çerçevesinde biz bir başka şeye daha başladık. Kent içerisinde bir Sanat ve Tasarım Galerisi oluşturduk. Sanat ve Tasarım Galerisi'nde kurulduğundan bu zamana kadar yirminin üzerinde nitelikli sergiyi organize ettik. Burada başka üniversitelerden, başka şehirlerden ya da kendi şehrimizden sanatçılar ve tasarımcılar çalışmalarını sergiledikleri gibi; öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz de çalışmalarını sergiliyorlar. Biz bu çabayı son derece önemli görüyoruz. Çünkü Mimarlık ve Tasarım aslında doğrudan doğruya kent ve kentliden beslenir. Bu anlamda da düşündüğümüzde Sanat ve Tasarım galerimiz ile biz aslında hem yaptıklarımızı kente ve kentliye sunabiliyoruz hem de onlardan gelen geri beslemeler doğrultusunda kendi çalışmalarımızı organize edebiliyoruz. Tabii ki arayışlarımız sadece bununla sınırlı değil, diğer taraftan da biz etkinlik olarak bilimsel faaliyetleri son derece önemsiyoruz. Bu anlamda hem yayın çalışmalarımız, hem proje çalışmalarımız çeşitli Avrupa Birliği projelerimiz var. Tüm bunların dışında yine çok önemsediğimiz şeylerden bir tanesi de çeşitli bilimsel etkinliklere ev sahipliği yapma arayışımız. Geçtiğimiz yıl içerisinde fakülte olarak toplamda 5 tane ulusal ve uluslararası kongrenin ya organizasyonunda yer aldık ya da doğrudan doğruya ev sahipliğini yaptık. Fakülte olarak bu yıl içerisinde yine toplamda baktığınızda iki tane uluslararası çalışmanın içerisinde yer alıyoruz. Bu çalışmalarda aslında biz olabildiğince hem üniversitemizin tanıtımını, hem de onun dışında akademisyenlerimizin Eskişehir içerisine farklı ülkelerden, farklı şehirlerden gelecek meslektaşlar ile bir araya gelmesini, böylece bir bilgi paylaşımı oluşmasını, bir ağ oluşabilmesini de destekleme arayışı içerisindeyiz. Biraz önce söylediğim gibi bizim için önemli şeylerden bir tanesi üniversite, sanayi ve sektör işbirliğidir. Bu anlamda da çeşitli bölümlerimizin çok ciddi proje çalışmaları var. Örneğin bunlardan bir tanesi bizim Endüstriyel Tasarım bölümümüzün çok uzun zamandır süregelen mezuniyet projelerini sanayideki firmalarla ortak yapma anlayışıdır. Bu kapsamda öğrencilerimiz mezuniyet projelerini Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde, doğrudan doğruya o iş birliği yapılan sanayi kuruluşlarında, onların ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyor ki bunların bir kısmı da üretime geçiyor. Sonuç itibariyle baktığınızda, aslında bizler öğrencilerimizle birlikte sanayinin ve sektörün ne gibi ihtiyaçları olduğunu da algılayabilme ve yaptığımız akademik faaliyetleri ve eğitim çalışmalarını buna göre optimize etme şansına sahip olabiliyoruz. Yine birkaç yıldır uygulayageldiğimiz şeylerden bir tanesi farklı bölümlerde sanayi sınıfı oluşturmak. Bu kapsamda da yine çeşitli proje çalışmaları kapsamında öğrencilerimiz sanayi kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde projelerini şekillendiriyorlar ve somut çıktıların doğrudan doğruya üretime geçmesi sürecinde kendi bilgi ve becerilerini artırdıkları gibi diğer taraftan sanayiye ve sektöre de katkı sağlamış oluyorlar. Yükseköğretimde önemli olan bir başka şey yaptığımız eğitim neticesinde öğrencilerimize kazandırdığımız bilgi ve becerilerin uluslararası standartlarda uyumlu olup olmadığının bir dış değerlendirilme ekibi tarafından değerlendiriliyor olmasıdır. Bu anlamda biz Mimarlık Bölümü olarak Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi'ne bağlıyken, akreditasyon çalışmalarına başladık. O dönemde Mimarlık Bölümü olarak Türkiye'de ilk akredite olan mimarlık programı olduk. Bu bizim için çok büyük bir gurur vesilesi. Biraz önce de söylediğim gibi bu dönemde aslında bizim en büyük avantajımız fakültemizin dekanı olan Sayın Prof. Dr. Hasan Mandal hocanın Türk yükseköğretimi anlamında mühendislik fakülteleri kapsamında akreditasyon konusunda çok deneyimli ve bu anlamda Türkiye'de hakikaten önde gelen birtakım konuları ortaya atan bir kişi olması. Bizi bu anlamda akreditasyon ve yükseköğretimde kalite güvencesinin sağlanması manasında son derece olumlu yönlendirdi. Sonuç itibariyle Mimarlık bölümümüz sayıca çok fazla olan diğer mimarlık bölümlerinden bu yönüyle son derece pozitif bir şekilde ayrılmış oldu. Bunun hali hazırda akredite olduğumuzdan bu yana yaklaşık on seneden fazla geçti. Biz bu kültürü olabildiğince Mimarlık bölümümüzde ve Mimarlık Bölümü'nün yansımasıyla diğer bölümlerimizde sürdürmeye çalışıyoruz. Bu anlamda temel gayelerimizden birisi sürekli iyileştirme kapsamında eğitim programlarımızı olabildiğince uluslararası gereklilikler doğrultusunda iyileştirmeye gayret etmek ve bu kapsamda da öğrencilerimize kazandırdığımız bilgi ve becerileri olabildiğince uluslararası standartlarda bir kalite güvence sistematiği içerisinde sürekli olarak iyileştirerek güvence altında tutmaya çalışmak oluyor. Bunun haricinde tabii ki bizim Moda ve Tekstil Tasarım ve İç Mimarlık bölümümüzün de son derece özel çalışmaları var. Özellikle İç Mimarlık bölümümüzün sahip olduğu Mobilya Atölyesi'nde öğrencilerimiz uygulamalı olarak birtakım çalışmalar yapabiliyor. Yine fakültemizin alt yapısı içerisinde olan Modern Maket Atölyesi'nde öğrencilerimizin çok ciddi uygulamalı çalışmaları söz konusudur. Bunun haricinde geçtiğimiz yıl kurduğumuz Türkiye'deki ilk kamu üniversitesi fabrikasyon laboratuvarı içerisinde hem akademisyenlerimiz hem de özellikle İç Mimarlık Bölümü ve Endüstriyel Tasarım Bölümü akademisyenlerimiz son derece pozitif katkı sağlayacak bazı çalışmalar yapabiliyorlar. Bu anlamda İç Mimarlık bölümümüz aslında çok köklü bir geleneğe, Türkiye'de iç mimarlık eğitimi anlamında yine son derece önemli birtakım çalışmaları yapmış bir ekibe ve mezunlarıyla başarı hikayesini ispat etmiş bir duruma sahiptir. Bunun haricinde Moda ve Tekstil Tasarımı bölümümüze baktığımızda, Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü'ndeki mezunlarımız da yine endüstri ve ilgili ve sektör tarafından oldukça kabul görüyorlar. Bunun haricinde onlar da yine burada olan çeşitli dikiş, dokuma, örgü, baskı, boyama gibi atölyelerde uygulamalı bir eğitime tabi tutularak mezun olma şansına sahip olabiliyorlar. Bunun haricinde Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü'nün sahip olduğu çok güzel birtakım test laboratuvarları da var. Özellikle lisansüstü çalışan öğrencilerimizin bu laboratuvarlar içerisinde de özellikle tekstil teknolojileri konusunda çeşitli uygulamalı çalışmaları yapma şansı ortaya çıkabiliyor. Uluslararası ilişkiler bakımından baktığınızda yine fakültemizin üniversitemizin diğer tüm bölümlerinde olduğu gibi ciddi anlamda uluslararası bağlantıları var. Dolayısıyla yine fakültemizin bölümlerindeki öğrencilerin hem staj hareketliliği kapsamında, hem de öğrenci değişimi kapsamında çok sayıda Erasmus projesinden yararlanarak çeşitli ülkelerde akademik, eğitim faaliyetlerini sürdürme imkanı söz konusu olabiliyor. Moda ve Tekstil Tasarımı bölümümüzün yine artık gelenek haline gelmiş bir başka çalışması daha var. Öğrencilerimiz özellikle mezuniyet öğrencilerimiz, yaptıkları çalışmaları hem bir sergiyle hem de bunun haricinde bir defileyle sunuyorlar. Defileye yine kentin önemli aktörleri, bunun haricinde kentliler katılıyor. Bu bizim için aslında bir festival havasında oluyor. Öğrencilerimizin çalışmalarını kentteki paydaşlarla ve halkla paylaşabiliyor olmak bizim için son derece önemli ve gurur verici oluyor. Bana göre aslında öğrencilerimizin hepsinin bu başarılarını görmek bizim için son derece özel şeyler. Biz olabildiğince çok sergi ve etkinlikle, faaliyetle; olabildiğince çok paydaşı aslında eğitim süreci içerisinde dış katkı sağlayacak paydaşlar olarak görüp bunlara bağlı olarak gelen geri bildirimler doğrultusunda kendimizde çeşitli arayışlar içine girebiliyoruz. Bu tabii ki diğer taraftan öğrencilerimizin istihdam edilmesi anlamında da son derece önemli katkı sağlıyor. Bu anlamda biz son 3-4 senedir bir kurumsal portföy niteliğinde mezuniyet projelerimizi katalog olarak yayınlıyoruz ve bunları sektördeki önemli paydaşlarla paylaşıyoruz. Böylece öğrencilerimizin aslında sergiledikleri eserleri göremeyen gözlerin de bu kataloglar vesilesiyle görme şansı söz konusu olabiliyor. Bu da yine öğrencilerimizin istihdama katılım oranını pozitif yönde etkiliyor. Mimarlık ve tasarım okumak istiyorsanız Eskişehir'e gelin. Çünkü Eskişehir, hem sanat ve tasarım ortamıyla hem sahip olduğu özelliklerle, hem bizim okulumuzda verdiğimiz nitelikli eğitimlerle Mimarlık ve Tasarım okumak için doğru adreslerden bir tanesidir. Bu anlamda herhangi bir sorunuz olursa bize hem sosyal medya hesaplarımızdan, hem e-posta hesaplarımızdan ya da gelerek doğrudan doğruya bizimle temas içerisinde sorularınızı sorabilirsiniz: Öğrencilerin bana sıklıkla sorduğu sorulardan bir tanesi şu: "Biz acaba Mimarlık, Tasarım ya da sizin bölümlerinizden herhangi bir tanesinde okuyacaksak çok özel bir yeteneğe sahip olmalı mıyız?" diye soruyorlar. Tabii ki yetenek son derece önemli ama salt yetenek değil, bizim burada aradığımız şey öğrencilerin analitik düşünme kabiliyetine sahip olması ve tasarım odaklı düşünme konusunda geliştirilebilir bir yeteneğe sahip olmaları. Biz de bu yeteneği kazandırma konusunda aslında iddialıyız. Dolayısıyla biraz önce de söylediğim gibi Türkiye genelinde mimarlık ve tasarım okumak isteyen tüm öğrencileri başarılı bir kariyer için fakültemize bekliyoruz. Bu yıl içerisinde sınava girecek arkadaşların tümüne başarılar diliyorum.
DAHA FAZLASINI GÖRÜNTÜLE

İLETİŞİM FORMU

  • Facebook Link
  • Twitter Link
  • VK Link
  • Telegram Link
  • Instagram Link